Ana sayfa Genel Akşener’den Erdoğan’a: AK Parti için o mahur beste çalıyor, ‘winter is coming’

Akşener’den Erdoğan’a: AK Parti için o mahur beste çalıyor, ‘winter is coming’

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Erdoğan'a 'liyakat sahibi bir ekibi ekonominin başına getirme' çağrısı yaptı. Akşener, devamında "AK Parti için o malum beste çalıyor, kış geliyor, yani winter is coming" ifadesini kullandı.

PAYLAŞ

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) düzenlenen grup toplantısında konuştu.

23 Haziran’da yenilenen ve Ekrem İmamoğlu’nun galibiyetiyle sonlanan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı seçimine değinen Akşener, sözlerine “İyi ve cesur insanlar, 25 yıldır değişmeyeni değiştirdiniz. 17 yıldır ‘durdurulamaz’ denileni durdururuz. Milletimize tercüman, demokrasimize nefes oldunuz” diye başladı.

Akşener’in açıklamalarının devamında şunlar öne çıktı:

– Biz bu arkadaşların T.C. ibaresinden rahatsız olduklarını öğrendik, ama hangi arada İstiklal Marşı’na sinir olmaya başladılar? Onu da yeni öğrendik. Sakın kader deme, kaderin üstünde bir kader vardır. Ne yapsan boş, göklerden gelen bir karar vardır. 23 Haziran adalet bayramı oldu. Sandığı tekmeleyenlere anlamlı bir ders veren büyük Türk milletine bir kez daha şükranlarımı sunuyorum. Egemenliğin kayıtsız şartsız sahibi milletime, tüm İstanbullulara saygılarımı sunuyorum. Bu milletin evladı olmaktan bir kez daha gurur duyuyorum.

​- Milletimiz bir kişiyi, bir siyasi partiyi destekledi mi arkasında durur. Ama unutulduğunu anladığında gereğini yapmasını çok iyi bilir. Sadece Millet İttifakı’na oy veren arkadaşlarımızın değil, 31 Mart’ta Cumhur İttifakı’na oy veren vatandaşlarımızın da büyük payı var. Cumhur İttifakı’na oy veren vatandaşlarımız bugün Millet İttifakı’nın adayına hukuksuzca engel olan zihniyet bana da aynısını yapar dedi.

‘BU SEÇİMİN KAYBEDENİ İSTANBUL’A İHANET EDENLERDİR’

– Bu seçimin kaybedeni mesela şehre, İstanbulumuza ihanet edenlerdir. Şehri betona gömenler, İstanbul’un parasını çarçur edip adına hizmet diyenlerdir. Trafiği ömür törpüsü edenler, güzelim şehri ağaçsız kuşsuz bırakanlardır. Bizler siyasi partiler olarak çalıştık. Ancak açık yüreklilikle ifade etmek isterim ki, 23 Haziran Türk milletinin destanıdır. Henüz 2 yaşını doldurmamış partimizle seçim maratonunda soluksuz koştunuz.

‘BU CESUR KADROYLA GURUR DUYMAMAK MÜMKÜN MÜ, İYİ Kİ VARSINIZ’

– Canımızdan aziz bildiğimiz milletimizin iradesinin tekmelendiği günde dengeleri değiştiren sizler oldunuz. Demokrasimize nefes oldunuz. Bu yürüyüş sıradan bir yürüyüş değildir. Biz üzerimize kilitlenen kapıları kırarak geldik. Mikrofonu kapattıklarında yürekten haykırarak değildik. Elektrikleri kestiklerinde salonu gözlerimizdeki ışıkla aydınlatarak geldik. Bomba var, girmeyin dedikleri meydanları doldurarak geldik. Tehdidi, yalanı yendik. Ahlaksız manşetleri yendik. Biz bu günlere küresel odakları yabancı başkentleri turlayarak değil, Anadolu’yu karış karış dolaşarak geldik. Bu cesur kadroyla gurur duymamak mümkün mü? İyi ki varsınız.

– Seçimin ülkemizi oyalamasına izin vermeyin dedim. Ülkemizin gerçek gündemini konuşalım, elbette yarışalım ama mutfaktaki yangına çare aramaktan geri durmayın. İllet zillet diyerek gerçeğimizi perdelemek istediler. Çiftçimizi, esnafımızı, bakkalımızı teröristlikle itham ettiler. Ama sonunda ne oldu 23 Haziran kimin eğri, kimin doğru durduğunu gözler önüne serdi. İstanbul’a mitil atacağını söyleyenler bir baktık ki mitili İmralı’ya atmışlar. Maskeler düştü. Mağdurlar mağrur oldu, bilgeler akil adam oldu. Bir belediye başkanlığı adına teröristin ayağına gittiler. Bir cumhurbaşkanı televizyonda yarım saat bir terörist başının mektubunu şerh etti. Teröristi yerli ve milli ilan ettiler. Beka beka dediler takaya binip İmralı’ya gittiler.

​- Türk milliyetçilerini ocaksız sananlar kahrolsunlar. Seçim geride kaldı. Her seçimden sonra seçmen ne mesaj verdi tartışmaları yapılır; 23 Haziran’da milletimizin mesajı öyle şifreli falan değil gayet açıktır. Milletimiz kavgayı bırakıp mutlu olmak istiyor.

‘TEK ADAM REJİMİNİN BİR YIL İÇİNDE İFLAS ETTİĞİNİ GÖRDÜK’

– Tek adam rejiminin bir yıl içinde iflas ettiğini gördük. Kuvvetler ayrılığı kesin bir şekilde tesis edilmeli. Tek adam modeliyle Türkiye yönetilemiyor. Türkiye’nin acilen normalleşmeye ihtiyacı var. Terörist başıyla görüşmeler derhal sonlandırılmalı, açılıma teşebbüs edilmemelidir. Damat ekonomi bakanı, iftiracı İçişleri Bakanı görevden alınmalıdır. Ak Parti seçimlerden sonra demokratik tövbe edeceklerini söylemişler. Şimdi bu adımları atmalılar. Türkiye’nin bir an önce düze çıkması için sayın Erdoğan’ın partiler arası mukavemeti sağlamaya davet ediyoruz. Yürütme yetkisi Sayın Erdoğan’dadır. Mevcut siyasi anlayışını sürdürmek istiyorsa bu anlayışa son vermesi gerektiğinin farkında olmalıdır. Ya düzelteceksiniz ya ada millet bu düzene son verecek. Ya kendinizi yenileyeceksiniz ya da yenile yenile gideceksiniz

‘NEREDEYSE ‘ANADOLU’YA İSLAM’I BEN GETİRDİM’ DİYECEKSİNİZ’

– ‘Duble yol yaptım’, ‘buzdolabını size ben getirdim’, ‘karnınızı ben doyurdum’ gibi söylemler devlet ciddiyetine yakışmıyor. Neredeyse ‘Anadolu’ya İslam’ı ben getirdim’ diyeceksiniz. 17 yılda 2.3 trilyon dolar bütçe, 70 milyon dolar özelleştirme kullandınız. Yol da mı yapmayacaktınız? O kaynakları israf etmeseydiniz Türkiye bugün bu halde olur muydu? Masallar karın doyurmuyor Sayın Erdoğan. Damadın masallarıyla seçime kadar geldiniz. Liyakat sahibi bir ekibi ekonominin başına getirin, bizi dinleyin. ‘Yok ben bunlara kulak asmam’ diyorsanız bilin ki Türk milleti çaresiz değildir. AK Parti için o mahur beste çalışıyor, kış geliyor, yani Winter is coming (Winter is coming sözü, dünya çapında Game of Thrones dizisiyle ünlenmiştir) Aslında ben giderayak milletle helalleşmesi için atmaları gereken adam için söyledim. Siyasette eski aktörler artık tasfiye oluyor, iyilerin dönemi geliyor.