Ana sayfa Gündem ‘Alptekin iddianamesinde 1 ve 2 numara ile yollar Erdoğan’a çıkıyor’

‘Alptekin iddianamesinde 1 ve 2 numara ile yollar Erdoğan’a çıkıyor’

''İddianame ayrıca üç farklı yerde 'yüksek derecedeki Türk lideri 1' ve 'yüksek derecede Türk lideri 2' den bahsediliyor. İsmen yazılmasa da bu kişilerin 1 Numara’nın Erdoğan ve 2 Numara’nın da Binali Yıldırım olabileceği anlaşılıyor.''

PAYLAŞ
İlhan Tanır / Ahvalnews.com
Alptekin hakkındaki ABD iddianamesinde yollar yine Erdoğan’a çıkıyor
AKP yönetimine yakınlığı ile bilinen Ekim Alptekin ve ABD’deki iş ortağı İranlı-Amerikalı Bijan Kian, ABD kamuoyunu yasalara aykırı bir şekilde lobi yaparak etkilemekten suçlandılar.
Alptekin’in Gülen’in Türkiye’ye iadesi için yaptığı lobi faaliyetlerinden, Amerikan yetkili kurumlarının bilgi sahibi olmaması suçlamanın dayanağını oluşturuyor.
İddianame oldukça ayrıntılı. İddianamede yer alan bilgilere göre; hem Mike Flynn olduğu anlaşılan ‘Person A’ hem de Bijan Kian ile Alptekin arasındaki görüşmelerin kayıtlarına sahip olunduğu anlaşılıyor.
İddianamede iki Türk bakandan ve iki yüksek derecede Türk liderinden bahsediliyor. Bu kişilerin kimlikleri hakkında ciddi kanıtların olduğu ilk bakışta göze çarpıyor. İki Türk bakanın Mevlüt Çavuşoğlu ve Berat Albayrak, iki Türk liderin de Tayyip Erdoğan ve Binali Yıldırım olduğu sadece isim olarak belirtilmiyor ama haklarındaki ifadeler yanılgıya da çok yer bırakmıyor.
Bu soruşturma Özel Müfettiş Robert Mueller’in soruşturmasından ortaya çıkarılan bilgi ve iddialarla büyümüş, Virginia’daki federal savcılık tarafından takip edilen bir soruşturmaydı.
İddianamede Alptekin için ‘Türk hükümetinin en yüksek seviyelerine yakın bağları olan, İstanbul’da ikamet eden Türk-Hollanda vatandaşı’ denildi.
Bijan Kian ve Ekim Alptekin ‘yasalara aykırı olarak Amerikan siyasetçilerini ve kamuoyunu, Türk hükümeti tarafından iadesi istenen bir Türk vatandaşını ilgilendirecek şekilde etkilemek için gizli olarak yapılan bir işbirliğinden’ dolayı suçlanıyor.
Burada bahsedilen kişinin Fethullah Gülen olduğu anlaşılsa da, Gülen’in ismi 21 sayfalık iddianamede geçmiyor.
İddianamede öne çıkan suçlama şu:
“Sanıklar Türk vatandaşının (F.Gülen) iadesinin gerçekleşmesi için Amerikan siyasetçileri ve kamuoyu gözünde bu Türk vatandaşını gayri meşru ve güvenilmez göstermeye çalıştılar. Türk hükümeti bu Türk vatandaşını gayri meşru gösterme çabasını Alptekin vasıtasıyla yapmış olsa da, sanıklar Türk hükümetinin rolünü saklamaya çalıştılar.”
Alptekin’e yöneltilen suçlama Amerikan yetkili kurumlarını bilgilendirmeden ‘yabancı bir ülkenin ajanı’ olmak ve ayrıca Amerikan yetkili kurumlarını bilerek yanıltmak ve yalan söylemek.
İddianamede Trump’ın ilk Ulusal Güvenlik Başdanışmanı olan Mike Flynn tarafından yapılan ve Bijan Kian tarafından fonlanan bu projenin bütçesinin de Türkiye tarafından karşılandığı ifade edildi: “Türk yetkilileri tarafından bütçesinin verildiği ve gelişmeler hakkında yine aynı Türk yetkililerin düzenli olarak bilgilendirildikleri”.
İddianamede Gülen’in ismi verilmiyor ama şöyle tarif ediliyor: “İmam, yazar ve siyasi figür Türk vatandaşı. Türkiye’de ve diğer ülkelerde okul ve hayır kurumlarını yönetiyor. ABD’de yaşıyor”.
Gülen’in ilk kez 2013 yılındaki soruşturmalar sonrası ‘yüksek seviyedeki Türk lideri 1 tarafından suçlandığı’ hatırlatılarak 17-25 Aralık suçlamalarına ve dosyaları başlık verilmeden anımsatıldı. Ancak Erdoğan, 17 Aralık ve Gülen isimlerine doğrudan atıf yapılmadı.
Erdoğan’a yakın olarak bilinen Ekim Alptekin’e yönelik iddianamenin 17 Aralık tarihinde kamuoyuna açıklanması gözlerden kaçmadı. Hatırlanacağı gibi Reza Zarrab hakkında mahkemeye verilen ilk dosya kaydı da yine 17 Aralık 2015 tarihinde düşülmüştü.
Geçtiğimiz aylarda Washington’daki Demokrasileri Koruma Vakfı (FDD)’nda yapılan ödül töreninde, Zarrab’ın FBI soruşturmasını yapan ekip, 17 Aralık soruşturmalarının güvenilirliğinin kendi soruşturmaları ile doğrulandığını söylemiş, “Henüz başındayız” şeklinde açıklama yapmıştı.
İddianamede ayrıca Gülen’in darbe ile suçlandığı, Türk hükümetinin kendisini ilk kez Türk hükümetini devirmekle 17 Aralık 2013’ün birinci yıldönümünde suçladığı vurgusu da yapıldı. Ancak Türk hükümetinin Gülen’i iade talebini yeteri kadar kanıtla ispatlayamadığı için, ABD Adalet Bakanlığı tarafından iadesinin yapılmadığı belirtildi.
Bir diğer ayrıntı da; Alptekin ile ABD’deki iş ortağı Bijan Kian’ın email iletişimleri. Bu deliller, Amerikalı soruşturmacıların bu emailleri ya Kian’dan ya da email sunucularından almış olabileceğini gösteriyor. Bir başka tahmin de şüphesiz Mike Flynn’in bu emailleri soruşturma makamına vermiş olma ihtimali.
İddianameye göre Alptekin, Gülen aleyhine yaptığı lobicilik esnasında iki Türk bakanı ile görüştü ve bu Türk bakanları çalışmaları hakkında bilgilendirdi ve bütçe bakanlar tarafından kabul edildi.
İddianame ayrıca üç farklı yerde ‘yüksek derecedeki Türk lideri 1’ ve ‘yüksek derecede Türk lideri 2’ den bahsediliyor. İsmen yazılmasa da bu kişilerin 1 Numara’nın Erdoğan ve 2 Numara’nın da Binali Yıldırım olabileceği anlaşılıyor.
Bu konudaki en kuvvetli kanıtlardan biri, Alptekin’in 26 Ağustos 2016 tarihinde Skype’dan New York’da Eylül ayının üçüncü haftasında ‘yüksek dereceli Türk lider 1” in de görüşmede olabileceği ifade ediliyor. O tarihlerde Berat Albayrak ve Mevlüt Çavuşoğlu’nun yanısıra Erdoğan’ın da New York’ta BM görüşmeleri için geldiği biliniyor.
Alptekin’in ortağı Bijan Kian bugün Virginia’da ilk duruşmaya katıldı.
İddianamenin beşinci sayfasındaki email bilgilerine göre, Alptekin ‘Türk bakan 1’ ile ABD lobi çabalarını yaptıktan sonra, Türk bakan bu konunun Bakanlar Kurulu’nda genel hatları ile görüşüleceğini söyledi.
10 Ağustos 2016 tarihinde ise bu kez Alptekin iki Türk bakanı ile görüştüğünü ve proje için onay aldığını ifade etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Eylül 2016 tarihinde yaptığı BM ziyareti esnasında zamanın Enerji Bakanı Berat Albayrak ile Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun Flynn ile New York’ta görüştüğü biliniyor. Bundan dolayı da bu iki bakanının Albayrak ve Çavuşoğlu olduğu neredeyse kesinlik kazanıyor.
İddianamedeki bilgilere göre Alptekin, 11 Ağustos tarihinde bu iki bakandan ‘yeşil ışık’ aldığını söyledi.
Yine 11 Ağustos’taki ilk iletişim bilgilerine göre, Alptekin’in Hollanda’daki Inovo şirketi ilk kez bu tarihte fonlama için konuşulmaya başlandı.
Alptekin’in bu projede yüzde 20’lik bir komisyon alacağı da yine 25 Ağustos tarihli bir emailde ek olarak belirtildi. Bütçenin kalem kalem tanımlandığı bilgisi de iddianamede yer aldı.
Alptekin, bu iddialara karşılık parayı kendisi tarafından ödediğini ve Türk hükümetinin bağının olmadığını ileri sürüyor.
Amerikalı yetkililer görüldüğü kadarıyla sadece emaillere değil, Skype görüşmelerine de sahipler.
Buna göre; 26 Ağustos tarihinde Alptekin Bijan Kian Rafiekian ile Skype ile görüştü ve burada “başlamak için OK aldık” dedi. Bu görüşmenin metninin mi yoksa sesinin mi olduğu iddianamede bilgi olarak kayda geçmemiş. Burada OK alınan yetkililerin yine yüksek derecedeki Türk lideri olduğu söyleniyor.
Yani Flynn’in lobici olarak tutulması ve parasının OK’lenmesi ile Gülen aleyhindeki faaliyetlerin bizzat en üst derecedeki Türk lideri tarafından OK’lendiği iddianamede kayda geçmiş durumda. İddianamede Erdoğan’ın isminin geçmediğini hatırlatmak gerekiyor.
Kian ile ”Person A” arasındaki email görüşmeleri de iddianamede yer aldı. Buna göre Person A’nın Mike Flynn olabileceği anlaşılıyor. Bu emaillerde Person A ile Türk bakanının görüşmesinin Eylül ayının üçüncü haftası için planlandığı belirtilmiş.
Person A’nın telefon tekst mesajlarının da incelendiği ve alıntılandığı iddianamenin 11. sayfasında, bir sosyal medya projesinden de bahsedildi ve Alptekin’in bu projeden bilgilendirildiği ifade edildi. Bu bilgilere göre Flynn, Alptekin’e sosyal medya analizinden bahsetti ve Alptekin bu analizden son derece etkilendi.
Bu sosyal medya analizinin ne olduğu hakkında bir bilgi göze çarpmıyor.
Mike Flynn’in ABD seçim gününden bir gün önce the Hill’de yayınlanan yazısının da Ekim Alptekin ve Ankara tarafından yakından takip edildiği ve Bijan Kian tarafından hazırlandığı iddianamede yer aldı.